ENSEST
Aile içi cinsel ilişki ensest
hep tabu olarak kabul edilen ve o yüzden de gizli kalan bir olgudur.
Çocuğa yönelik cinsel istismarın kendi içindeki zararlarının yanı sıra bunu
yapanın çocuğun en güvendiği insanlardan birisi olması da üzerine eklenen bir
başka boyutu oluşturmaktadır .
Bugün bu terim toplumumuzda evlenmeleri, ahlakca, hukukca, dince yasaklanmış (nikah düşmeyen) yakın akraba olan kadın ile erkeğin cinsel ilişkide bulunmaları anlamında kullanılmaktadır. Psikiyatri kitaplarnda ise cinsel sapmalar bölümünde " yakın akrabalar arasında cinsel ilişkide bulunmalar " ya da " akraba aşkı" anlamında kullanlmaktadır. American Journal of Pscyhiatry'nin 1991 ocak sayısında konu ile ilgili bir yazıda ensest "çocuk ile ana-baba ya da çocuk ile büyükanne-büyükbaba arasındaki uygunsuz cinsel ilişki tanımı yapılmaktadır. Ayrıca hem vaginal hem anal yönü bulunan, oral ya da genital ilişki, zorlama ile karşılıklı masturbasyon biçiminde gerçekleşen cinsel ilişkinin ensest kapsamına girdiği vurgulanmaktadır.
Ensest geleneksel olarak
biyolojik olarak akrabalığı olan aile bireyleri arasındaki ilişki olarak
değerlendirilmektedir. Bu ilişkide tarihte hep
yasaklı bir tabu olarak görülmüştür.
Klasik ensest ilişki sadece kan bağına
dayanmaktadır. Yakın ilişkilerin kurulmuş olduğu, ebeveyn bağının ve güvenin
oluşmuş olduğu veya ebeveynlerle olan ensest ilişki kavramı uzun yıllar boyunca
görmezlikten gelinmiştir.
O yüzden son yıllarda
ensestin daha genel bir yaklaşımla çocukta cinsel istismar olarak değerlendirilmesi
ve sadece cinsel ilişkinin gerçekleştiği durumları değil çok daha geniş bir
spektrumda tüm cinsel içerikli
davranışları içermesi gerektiği görüşü ağırlık kazanmaktadır..
Ensest için çeşitli
tanımlar yapılmıştır. İki temel faktör tanımlarda önemli rol oynamaktadır.
Bunların ilki ensest kapsamına
kimlerin girdiğidir. Bazı araştırıcılar sadece çekirdek aile bireylerini bu
kapsamda değerlendirmekte bir grub ise bakmakla yükümlü olan tüm kişileri
biyolojik bağa bakmadan bu kapsama alınmaktadırlar. Kişisel görüşüm ikinci yaklaşımın doğru olduğudur.
İkinci faktör ise hangi davranışların bu grubta değerlendirilmesine ilişkin
yaklaşımlardır. Sadece koitusu kabul eden araştırıcıların görüşü son yıllarda
anlamını yitirmiş artık geniş spektrumda cinsel eylemlerin değerlendirilmesi
görüşü ağır basmaktadır.
Ensest, 1000 lerce yıldan
beri bazı istisnalar dışında tabu olarak kalmıştır. Tarihsel açıdan bakıldığında Peru, Mısır ve Japonya'da kraliyet ailesinin saflığını korumak
için bu yolun meşru olarak kullanıldığı görülür. Sofokles'in Kral Oidipus trajedyasında Oidipus'un istemeyerek
babasını öldürdüğü sonra da öz annesi ile evlendiği ve Oidipus'un da gerçeği
öğrenince de gözlerini kör ederek kendini cezalandırdığı anlatılır.
İlk çağ kavimlerinden
Banklar’ın öğretilerinden o çağlarda ensestin meşru olduğu
anlaşılmaktadır. Eski Yunan
mitolojisinde ise iki tanrı kardeş Zeus ile Hera'nın cinsel ilişkide
bulunmaları çok doğal bir olay olarak anlatılmaktadır. Eski Mısır
papirüslerinde de gene iki kardeş tanrı
olan Uziz ile Osiris aralarında çiftleşerek Horos'u yaratırlar. Roma
imparatorluğu döneminde Kral Guarthigirmus'un
kızı ile evlenerek bir oğul sahibi olduğu tarih kitablarında belirtilmektedir.
İskoçya'da bilinen en eski
kavim olan Diktenler’de erkeğin kızkardeşiyle yatarak bir çocuk sahibi olması
ve üvey oğulların üvey annelerinden çocuk sahibi olmaları çok doğal karşılanan
bir eylemdi.
Mısırlıların da eski
dönemde kardeş arası evlilikleri yeğledikleri papirüslerden çıkartılan
metinlerde belirtilmektedir. Firavunların kardeşleriyle evlenmeleri tanrısal
sıfata en uygun evlilik olarak kabul edilmekteydi. Perulular ve Hawaililer’in
de kan saflığını korumak için akraba evliliği yaptığı bilinmektedir.
Ensest yasaklarına giren
akrabalık dereceleri açısından,
toplumdan topluma görece de olsa tarihin her döneminde kurala bağlı olarak
karşımıza çıkmaktadır. Aile müessesinin tarihsel gelişimi içerisinde kan yakınları arasında evliliklerin yaşanmış
olması gerektiği Morgan ve Engels tarafından
savunulmuştur.
Engels, en küçük toplumsal
örgütlenmenin iki büyük adımı olarak
şunları göstermektedir.
1- Ana-babayla cinsel ilişkinin yasaklanması
2- Erkek
ve kızkardeşler arasındaki cinsel ilişkinin yasaklanması
İlk dönemlerde tek tek
olaylara bağlı olarak tartışılan bu kural zaman içerisinde kural haline
gelerek sonunda erkek ve kızkardeşlerin
çocuk, torun ve torun-çocuklar arasındaki evlenme de yasaklandı.
Tarihte kardeşler
arasındaki evliliğe en iyi örnek Mısır Kraliyet ailesidir. Ama Evelyn Reed
kanıtların bu konuda yetersiz olduğunu
ve böyle birşey söylenemeyeceğini
iddia etmektedir.
Mısır 'da aile ana-aile
yapısında bir aileydi. Soyçizgisi, miras ve yerine geçme hakkı anasoyu çizgisi içerisinde kaldığından
ana, onun erkek kardeşi ve çocuklar soyluluk zincirini oluşturmaktaydı.
Kraliçenin kocası soylu sayılmıyordu, çünkü o, krallık ailesine evlenme yoluyla
katılmış bir yabancıydı. Krallık hem
erkek kardeş hem de kocada bulunmasına
rağmen kocanın krallığı sadece evli olduğu sürece geçerliydi. Halktan biri kabul edilen eş evlilik bitmesi halinde
krallıktan da atılıyordu. Buna karşılık erkek kardeş kan bağından dolayı ömür
boyu kral olarak yaşamını sürdürme hakkına sahipti.
Mısır uygarlığını inceleyen
bilim adamları, kraliçenin erkek kardeşini onun kocası olarak görüyor,
kraliçenin asıl kocasına yer vermemektedirler. Kardeşler arası evlilik
müessesesi soy içindeki kanda evliliğin var olduğu düşüncesini oluşturan
temeldir. Reed evliliğin temelinde cinsellik olmadan olayın sadece mülkiyet
ilişkisi olduğunu bu yüzden bu ilişkide ensest değerlendirmesi yapılmasının
yanlış olacağını söylemektedir.
Eski Yunan Uygarlığında da
bu konu çok konuşulmuş ve gündeme gelmiştir. Bu konudaki en önemli eser
Sofokles"in Oidipus isimli tragedyasıdır. Yunan mitolojisinde Oidipus,
Thebes kralı Louis ve kraliçe Jacostanın oğludur. Louis, kahinden oğlunun
kendisini öldüreceğini ve annesiyle evleneceğini öğrenir. Oğlu doğunca
topuklarına bir diken batırarak ölmesi için Citnaeran dağına bırakır. Oidipus
sözlük anlamıyla iç ayak demektir.
Fakat çocuğu Korentli bir çoban bulur ve Korent kral Polybus’a gönderir.
Çocukları olmayan Polybus ve eşi Merope Oidipus’u evlat edinirler. Oidipus
delikanlılık çağına gelince sokakta bulunmuş bir çocuk olduğunu öğrenir. Buna
inanmayan Oidipus Apollodan ana-babasının kim olduğunu sorar. Apollo ona
kaderinde babasını öldürmek ve annesiyle evlenmek olduğunu söyler. Oidipus Apollo’nun Polybus ve Menape’yi
kastettiğini sanır. Onları terk eder ve
yolda bir kavgaya tutuşur. Louisa’yı öldürür. Louisa gerçek babasıdır. Thebes
şehrine gider. Şehrin bilmecesini çözerek şehri zalim Sphynx’ten kurtarır. Mükafat olarak Thebes halkı onu kral ilan eder ve kralın dul karısı
Jacosta ile büyük bir törenle evlenir.
Jacosta’nın Oidipus’tan 4 çocuğu olur. Günün birinde Oidipus gerçeği öğrenir.
Jacosta kendini asar. Oidipus da babasını öldürmenin ve annesiyle evlenmenin
cezasını kendi elleriyle vererek gözlerini kör eder ve kızı Antigone ile
birlikte şehirden kovulur.
Bunun dışında Yunan
mitolojisinde Zeus'un kardeşi Hera ile evlenmek için babası Uranus’u
öldürmesinin hikayesi vardır. Tevratta Kabil ile Habil kendi ikiz kardeşleri
ile evlenmişlerdir. Zaten kainatın ve insanlığın yaradışılığını tek bir
kaynaktan köken aldığını açıklamaya çalışan tüm dini inanışlarda ensest
ilişkilerin kaçınılmaz olarak üreyebilmek için var olduğu görülmektedir.
Baba-kız ensesti en sık
rastlanılan ilişki türlerinden birisidir. Aşağıda risk faktörleri olarak
düşünülen özellikler belirtilmiştir.
1- Alkolik
baba
2- Alışılmışın
dışında şüpheci ya da bağnaz ve sofu baba
3- Vahi/
otoriter baba
4- Annenin
olmaması veya ailede koruyucu güç olmayı beceremeyen anne
5- Annenin
ev işlerini yapan ve anne rolünü oynayan bir kız çocuğu
6- Anne-babanın
bitmiş ya da sorunlu cinsel yaşamlarının olması
7- Babanın
kendi kontrolünü sınırlayan faktörler: Madde bağımlılığı, psikopatoloji,
sınırlı zeka
8- Küçük
kızda aniden gelişen baştan çıkarıcı tavırların varlığı
9- Çocuğun
insanlarla yakın ilişki kurulmasına izin verilmemesi
10- Anne-babanın
yabancılara karşı düşmanca, paranoid bir tutum içerisine girmesi
11- Anne
veya babanın ya da her ikisinin
ailesinde daha önce ensest ilişkinin varlığı
12- Babanın
puberte döneminde kızına karşı aşırı kıskançlık göstermesi
Cinsel istismara
uğramış çocuklar da parmak emme, tırnak
yeme, enüresis ve enkopresis gibi regresif semptomlara sık rastlanır. Fobiler
ve korkularla birlikte, kabuslarla uyku bozuklukları görülür. Kız çocuklarda,
erkeklerin yanında güvensizlik ve anksiyete semptomları gözükebilir. Bulantı,
kusma, karın ağrılar, başağrıları gibi yakınmalar ortaya çıkabilir. Daha büyük
çocuklarda, suçluluk hissi ve depresyon görülebilir. Suçluluk hissi, olayın
kendisinden değil, aile bireyleriyle daha sonra yaşanan olaylardan kaynaklanır.
Adolesanlar, okulda akademik ve davranış problemleri, suça eğilim, konversif
tablolar, panik ataklar yaşayabilirler. (panik ataklar, homoseksüel
saldırı yaşayan erkek çocuklarda
izlenir.) Kirli ve değersiz olma hisleri yaşanabilir. Adolesan kızlar mazoistik
çok eşli cinsel hayat, bilinçsiz fantazilerine hitap ettiği için, tercih
edebilirler. Ayrıca cinsel istismarın genital hasar, hamilelik ve zührevi
hastalık kapma gibi fiziksel zararlar olabilir.
Konuyla ilgili büyük tabu
yüzünden ailelerin ilk planda inkar ve suçluluk duyguları normal
karşılanmalıdır. Bu yüzden ilk temaslar destekleyici olmalı, istismar edene
duyulan olumsuz duygular frenlenmeli, çocuğun güvenliği öncelikle
gözetilmelidir. Eğer erişkin tedaviyi reddediyorsa, çocuk geçici bir bakımevine
yerleştirilmelidir. Olay sonrası çocuğun tıbbi ve psikiyatrik muayeneleri
yapılmalı, özellikle jinekolojik muayenenin
travmatik etkisi unutulmamalıdır.
Erişkin ve çocuk arasındaki
en tipik cinsel temas adolesans öncesi veya adolesan kız çocuk ve babası/üvey
babası arasındaki okşamalar, veya ilişkidir. Tüm yaş gruplarındaki çocuklar
genital, anal veya oral cinsel temasa maruz bırakılıp istismar edilebilir.
Cinsel istismar pekçok yönüyle fiziksel istismara benzer. Öncelikle, erişkinin
impuls kontrolunda bir gereksinimi karşılar, yani bir rol değişimi yaşanmıştır.
Ve son olarak da ilişki patolojik bir aile yapısında ortaya çıkar.
Genç bir kız, babasıyla
cinsel ilişkiye girdiğinde, anne genelde aktif veya pasif olarak davranışı
görmezlikten gelir. Erkekler çoğunlukla karılarından göremedikleri seksüel ve
duygusal doyum için kızlarına yönelirler. Pek çok durumda, kadın bilinçli
olarak veya bilinçsizce, kızının seksüel partneri olmasını destekler. Başka tür
bir aile yapısında ise anne, kocasının yokluğunu oğlunu baştan çıkararak telafi
etmeye çalışabilir. Temasın derecesi aynı yatakta uyumaktan gerçek ensestiyöz
ilişkiye kadar uzanabilir. Çocuklar, ebeveynleriyle eşcinsel temasa da
girebilirler. "Modern cinsel eğitim" adı altında ebeveynlerinin
cinsel aktivitesini seyretmek zorunda bırakılabilirler.
Pek çok doktor, rutin olarak ensest şikayetlerini veya
akraba hamileliklerini bile gencin fantazilerine yüklemekte, pedagoglar bile
ruhsal çöküntü içindeki çocuğun problemlerini değerlendirmede ensest olayına
pek ihtimal bile vermemektedirler. Oysa ensest olgusu pek çok yetişkin arasında
çok yaygın olarak bulunmakta, olayın meydana gelmesinden 10-15 yıl sonra bile
olayın çöküntüleri psikiyatristler, akıl hastaları klinikleri, evlilik
danışmanları, polis ve mahkemelere ulaştığında olayın bu kadar süre açığa
çıkmaması çok şaşırtıcı olmaktadır. Her yıl bir milyonda 150 ensest olayı rapor
edilmekle birlikte, rapor edilmeyen daha nice olay vardır. Ensest olaylarının
açığa çıktığı taktirde kamuoyunda yankı yaratması, işsizlik ve ekonomik
felakete sebep olması, hatta aileyi, kurbanın arkadaşlarını kaybetmesi korkusu,
ya da suçlunun hapse atılması gibi etkenler bu olayların uzun süre ya da bir
hayat boyu saklı kalmasına neden olmaktadr. Ensest uzun yıllar gizli kalmakla
birlikte, ailede yaşanan dramatik bir olay gençlik dönemi asi davranışları,
suçlu davranışlar, hamilelik, aile kavgası veya psikiyatrik rahatsızlıklar
gibi olayların sonucunda ortaya çıkabilmektedir.
Ensest genellikle aile içi bir sır olarak görülmektedir.Çocuk
istismarını engelleme çalışmaları arttıkca
ensestin gizlenmesi gittikce zorlaşmaktadır. Ensest olayları çok sık
olan bir olay olmasına karşın, bildirilmemesi yüzünden çok az görülen bir olay
olarak değerlendirilmiştir.
Olayın en önemli
boyutlarından birisi de onay kavramıdır."Gerçek onay için iki koşul
gerekir. Bir kişi neyi onayladığını bilmeli ve bir kişi evet veya hayır demekte
hür olmalıdır. İkinci koşul
çocuklar sosyal ve biyolojik
olarak cinselliğin ne olduğunu bilmedikleri için buna bilinçli olarak onaylama
veya onaylamama durumunda değillerdir.
Ensest ile ilgili
yanlış görüşlerin (mitler) yaygın
olması olaya net tanı koydurmayı
engellemektedir.
Genellikle ensest ilişkiler
ilişkiye kimle girildiğine göre sınıflandırılır .Baba-kız en çok rastlanan
ilişki türü olarak gözükmekteyse de
kardeşler arasındaki ilişkinin
daha çok olduğunu söyleyen araştırmalar da bulunmaktadır.
Baba-kız ensesti tüm
sosyoekonomik katmanlardaki ailelerde meydana gelebilen bir olaydır. Babalarda
somut olarak normal kapsam dışında bir bulgu görülmeyebilir.Hazırlayıcı etkenler
olarak şunlar sayılabilir:
1- Evden
uzun süre uzakta olan babanın eve dönmesi, annenin genellikle yaşlı olması ve
bu durumlarda tam yetişme dönemindeki kızını karısının yerine koyması, genç
kızının kendisi için yabancı olması
2- Eşin
kaybı : Boşanma, ayrılma veya ölüm üzerine adolesan çağda kızın karısının
yerine koyması
3- Alkolizm
hikayesi de bunu kolaylaştırır.
4- Sosyal
izolasyon, çevreden kopuklukta buna neden olur.
5- Cinsel
açıdan yetersizlik korkusu,empotans olayı
6- Evlilikte
sorunlar
7- Psikopati
Bu olaylarda eşler
genellikle olayı görmezlikten gelme ve yok sayma eğilimindedir. İkinci bir olgu
da olayda annelerin olaya neden olma sebebi olarak kızlarını suçlamalarıdır.
Kardeşler
arası ilişki :
Bu tip ilişkiler çok uzun süreli olmamaktadır. İki taraftan
birinin aile dışında kendine partner bulmasıyla sonlanır. Baba-kız ilişkisinden
sonra en çok rastlanan tipi budur.
Baba-oğul
ilişkisi :
Buradaki en temel bulgu
babanın kendi annesiyle geçmişte yaşadığı problemler olup kadınlara karşı bir
kaçış ve güvensizliğin olmasıdır. Latent homoseksüalite bulunabilir. Genellikle
entellektel düzeyi yüksek, iyi sosyal konumdaki babalarda bu görülebilir.
Genetik olarakta meydana
gelebilecek bir gebelik sonrası olumsuz
sonuçlar ortaya çıkabilir. Konjenital anomalilerin ortaya çıkması büyük
olasılıktır.
Türk Hukukunda ensest
konusunda Medeni kanunun 92. maddesi yakın akrabalar arasında evlenme yasağı koymuştur.
Buna göre aşağıdaki
kimselerin arasında evlenmek yasaktır.
1- Nesep
sahih olsun olmasın usul ve füru arasında, ana-baba bir veya baba bir yahut ana
bir kardeşler arasında, bir kimseyle amca, dayı, hala ve teyze arasında,
2- Sıhriyet
hısımlığın tevlit etmiş olan evlenme
fesh edilmiş veya yahut boşanma ile zail olmuş ise bile karı kocanın usul ve
füru ve koca ile karının usul ve füru arasında,
3- Evlatlık
ile evlat edinen ve bunlardan biri ile diğerinin koca veya karısı arasında
denmektedir.
Türk Ceza Kanununun 237.
maddesi de cezai yaptırımdan
bahsetmektedir.
"Kanunun evlenmelerini
menettiği kişilerin bu memnuniyetlerini bildikleri halde akitlerini yapan evlenme memurlarıyla bu surette evlenenler ve
bunları evlenmeye sevk edenler veya evlenmelerine rıza gösteren veli veya
vasileri 3 aydan 2 yıla kadar hapis olurlar.”
Akrabalar arası evlenme
yasağı dışında T.C.K.unda akrabalar arası cinsel ilişkiyi yasaklayan kanun maddesi bulunmamaktadır.
Reşit olan akrabalar
arasında rıza ile cinsel ilışkiyi yasaklayan bir hüküm olmadığı için ceza
verilmesi söz konusu değildir.
Sahte ensest olguları
özellikle çocuğun annede kalmasını istemeyen babanın anneyi suçlaması ya da tam tersi olgular şeklinde
görülmektedir.
Uzun dönemde etkileri
Ensest
kurbanlarının büyük bir kısmı daha
sonraki yaşamlarında sağlıklı güven ilişkisini kurmakta çok zorlanmaktadır. Buna bağlı olarakta
yakın arkadaşlıklar kurmakta sorunlar çıkmakta ve bir yabancının gösterdiği yakın
ilgi kendini soyutlama ya da hemen ortamdan kaçma tarzında davranışlar
görülmektedir. Başka bir davranış modeli de enseste maruz kalan kurbanın
ilişkiye cinsellik boyutu yükleme girişimleridir. Sonuçta kendisine
yakınlaşmaya çalışanların yarattığı anksieteye bağlı olarak ya baştan çıkarıcı, cinsellik yüklü
davranışlarda bulunurlar ya da kendilerine zarar vermeye yönelik davranışlar içerisine girerler.
Kendilerine
zarar verecek bir başka davranış modeli de
takıntılı bir şekilde kendini ya da çocuklarını istismar edecek eşler
seçmektir. Böylece kısır döngü kendini
tekrarlar, durur. Başka bir davranış modeli de kurbanın ailesiyle geliştirdiği
bağımlılık ilişkisinin sonucu olarak evden ayrılamamasıdır. Obsesif-kompulsif
savunma mekanizmaları sonucu travmayı yeniden kafasında canlandırarak bunu
tekrar tekrar yaşar. Aseksüel veya homoseksüel yaşam tarzını seçerek gelecekteki
olası cinsel ilişkilerdeki travmadan kaçınmaya çalışmakta başka bir yöntemdir.
Ensest
kurbanlarının yaklaşık olarak hepsinde karakter bozukluklarının gelişmesinin
sebebi sosyal tabuların ve yasaklamaların en güçlüsü olan enseste maruz
kalmaları sonucu tüm değer yargılarının
önemini yitirmesi ve anlamını kaybetmesi gelmektedir.
Ensestci
aile olarak nitelendirebileceğimiz bu tip ailelerde yaşayan çocukların
öğrendiği ana tema "insanlar
ihtiyacın için kullanabilirsin, bu ihtiyaçlar yasak olsa bile" şeklinde
biçimlendirilebilir. Böyle bir sistemde, bu çocuklar için bulunan rol modelleri
ve aşırı cinsel uyarılma yüzünden sosyal öğrenmenin gecikmesi de dikkate
alındığında çocuğun neden karakter bozuklukları gösterdiğini anlamak zor değildir.
Ensest
ilişkisi genellikle kız hamile kalabilecek yaşa geldiği zaman bitmektedir. Bazı olgularda ise oral/anal ilişkiye dönmekte ya da babanın
var ise daha küçük yaştaki kızını partner edindiği görülmektedir.