Jan 312013
 

Boşanma son yıllarda artarak karşımıza çıkan bir olay. Aslında iki erişkin insan birlikte olmaya karar veriyorlar, bunu resmi bir akt’e bağlıyorlar ama sonra taraflarda anlaşmazlık çıkıyor ve ayrılmaya karar veriyorlar. Resmi
olarak birleştiklerinden resmi olarak da ayrılmaları lazım ve boşanıyorlar. Buraya kadar aslında problem yok gözüküyor. Var olanlar da bu konunun çerçevesinde değil.

Ancak eğer bu çiftin çocuğu ya da çocukları varsa o zaman durum değişiyor. Neden değişiyor. Çünkü ebeveynlerden birinin yanında kalacak olan çocuğun yetişmesinde bu taraf hangisi olmalı, anne de mi yoksa babada mı kalmalı
soruları gündeme geliyor. Hangisi çocuğun yetişmesinde daha olumlu olacaktır ve pozitif katkı verecektir?

Bunun cevabının verilmesi gerekiyor. Başka bir deyişle çocuğun yüksek yararı adına kiminle yaşamalıdır sorusuna cevap verilmesi gerekmektedir.

Bu soru nereden çıktı diyenlere hemen 1989 da Birleşmiş Milletler tarafından ortaya konan ve kısa sürede tüm dünyada kabul edilen çocuk hakları sözleşmesinden bahsetmek gerekir. Türkiye’de bu sözleşmeyi imzalayarak taraf olmayı kabul etmişlerdir.

Sözleşmenin temel felsefesi yapılacak her tür eylemde ana amacın çocuğun yüksek yararına olması gerektiğidir.

Boşanan çiftler içinde çocuk kimde kalacak sorusuna cevap aranırken temel yaklaşımın bu olması gerekmektedir. Yargı kararını verirken bu soruya cevap aramalı ve hangi tarafın çocuğun yüksek yararına katkıda bulunacaksa çocuğu o
tarafa vermelidir.

Burada da yargının bilirkişiye başvurarak onun verdiği rapora dayanarak karar vermesi daha amaca yönelik kararlar verilmesini sağlar. Çocuk hakları sözleşmesini iyi bilen, çocuk gelişimini bilen ,bu konuda uzmanlaşmış bilirkişiden rapor alınması konuda kararı kolaylaştırır.

Boşanma olgusunda tarafların daha iyi ebeveyn olduklarını gösterebilmeleri içinde çocuk hakları uzmanından, psikologlardan, psikiyatristlerden durumu anlatan raporlar almaları durumlarını daha güçlendirebilir.

Özellikle tarafların birinin alkol kullanıyor olması, şiddete yatkın olması ya da kumar alışkanlığının olması gibi durumların değerlendirilmesi önemlidir. Özellikle de yabancılarla yapılan evliliklerde durumun değerlendirilmesi
çok önemlidir. Burada yabancılar tarafından çocukların kaçırılması olayına rastlanması da pratik açıdan karşımıza çıkan bir durumdur.

Boşanma davalarında eğer çocuğun velayeti söz konusu ise o zaman mutlaka çocuğun iyi yetişebildiği ortamda yaşayabilmesi önemlidir. Çocuğun yüksek yararı adına karar verilmesinde de bilirkişi raporu çok önemlidir.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.