Nov 192012
 

İş yaşamında son yıllarda sürekli artarak karşımıza çıkan bir kavram olan mobbing Türkçesiyle iş yerinde sistematik olarak tacize maruz kalmak olgusu önem kazanmıştır.

Mobbing ilginç bir kavram; çünkü kişiye yönelik yapılan her eylem mobbing demek değil. Bir olaya mobbing diyebilmek için sistematik ve bilinçli olması gerekmekte. İkinci özellik ise en az altı aydır e en az haftada bir tekrarlanıyor olması gerekiyor.

İşyerinde taciz olayının meydana gelmesinde bir çok faktörün rol oynadığı görülmektedir. İşinde fazla başarılı olan veya işyerinde çalışan kişilere göre farklı özellikler gösteren kişilerin kurban olmasına sıklıkla tanık olduğumuz bu tip olguların sonuçlarının bir çok boyutta yıkıcı olabildikleri görülmektedir.

Hem fiziksel , ruhsal hem de finansal açıdan büyük yıkımlara neden olabilen mobbing olgularında bunun ispat edilerek hukuksal yollardan hak aramasının en önemli basamağı durumun tespit edilmesini sağlayan adli bilirkişilik raporudur.

Uluslararası düzeyde yapılan tüm araştırma sonuçlarının birleştiği ortak nokta, mobbing mağdurlarının, diğer şiddet ve taciz mağdurlarından çok daha fazla sayıda oldukları doğrultusundadır.

İsveç ve Almanya‟da yüzbinlerce mobbing mağdurunun erken emekli oldukları veya psikiyatri kliniklerinde yatarak tedavi edildikleri kayıtlarda yer almaktadır. İtalya‟da 1 milyondan fazla çalışanın mobbing kurbanı olduğu; 5-6 milyon kişinin ise, yaşanan bir mobbing olgusunu iş arkadaşı veya aile bireyi olarak izledikleri bildirilmektedir.

Avrupa Birliğine üye ülkelerde gerçekleştirilen kapsamlı bir diğer araştırmanın bulgularına göre en az 12 milyon kişinin mobbing’e maruz kaldığı doğrultusundadır. Bu rakam, çalışan nüfusun yüzde sekizini ifade etmektedir.

Çalışan nüfusa göre, mobbing’e uğrayanların oranı, İngiltere’de İsveç’te yüzde 10, Fransa ve Finlandiya’da yüzde 9, İrlanda ve Almanya’da yüzde 8, İspanya, Belçika ve Yunanistan’da yüzde 5, İtalya’da ise yüzde 4 olarak bildirilmektedir.

Mobbing sonucu tedavi giderleri için yapılan harcamalar ile işin yitirilmesine bağlı düzenli gelirin kaybı ekonomik olarak mağduru yıpratan ögelerdir. Sosyal açıdan ise imajın zedelenmesi ,depresif davranışlar nedeniyle çevresi tarafından terk edilmesi ,mesleki kimliğini yitirmesi ve başarısız olarak algılanması gündeme gelir.Depresyon,anlamsız korkular,dikkatin toplanmasında başarısızlık , özgüven ve özsaygının yitirilmesi sıklıkla yaşanan semptomlardır. Yüksek tansiyon,baş ve sırt ağıları ,sindirim sistemi hastalıkları da yaşanan mobbing olaylarına bağlı olarak karşımıza çıkabilmektedir.

Tüm araştırma sonuçları ile olay mağduru kurbanlarda gözlenen bulgular ciddi bir olayın yaşandığının en önemli göstergeleridir. Bu açıdan mahkeme aşamasında hak arama aşamasındaki ilk basamağın durumu saptayan ve yargıya kılavuzluk edecek olan adli bilirkişilik raporu olması en doğrusudur.