Nov 232012
 

Çocuk istismarı tanımı şöyledir;

“0-18 yaş grubundaki çocuğun kendisine bakmakla yükümlü kişi veya kişiler tarafından zarar verici olan, kaza-dışı ve önlenebilir bir davranışa maruz kalması çocuk istismarıdır. Bunun çocuğun fiziksel, psikososyal gelişimini engelleyen , gerçekleştiği toplumun kültür değerleri dışında kalan ve uzmanı tarafından da istismar olarak kabul edilen bir davranış olması gerekmektedir. (Polat 1993)

Çocuk istismarı 4 temel grupta incelenmektedir.

1-Fiziksel istismar

2-Cinsel istismar

3-Duygusal istismar

4-İhmal

Fiziksel İstismar

Fiziksel istismar en geniş anlamda “çocuğun kaza dışı yaralanması” şeklinde tanmlanabilir. En sık rastlanılan olgu çocuğa fiziksel şiddet uygulamak, dövmek şeklindedir. “Vücutta fiziksel hasara neden olan ekimozların, kırıkların, yanıkların ve benzeri her türlü lezyonların ortaya çıkmasına yol açan istismar” fiziksel istismardır. Fiziksel istismarda çocuğun kaza dışı yaralanması ve örselenmesi söz konusudur. En yaygın rastlanılan ve belirlenmesi en kolay olan istismar tipidir. Bir tokattan çeşitli objelerin kullanımına uzanan cezalandırma yöntemlerini kapsar.

Cinsel İstismar

Cinsel istismar, psikososyal gelişimini tamamlamamış ve yaşı küçük olan kız veya erkek çocuğun bir yetişkin tarafndan cinsel stimulasyon için kullanılmasıdır. Bir çocuğun bir yetişkin tarafından cinsel doyum için kullanılması cinsel istismardır. Genital bölgeleri elleme, teşhircilik, röntgencilik, pornografiden ırza geçmeye kadar çok geniş yelpazedeki tüm davranışları kapsamaktadır.

Duygusal İstismar

Duygusal istismar, çocuk ve gençlerin, kendilerini olumsuz etkileyen tutum ve davranışlara maruz kalarak ya da gereksindikleri ilgi, sevgi ve bakımdan mahrum bırakılarak toplumsal ve bilimsel standartlara göre psikolojik hasara uğratılmaları durumudur. Bu davranışlar; yaş, statü, bilgi, konumu gibi özellikleri ile çocuk veya gencin üzerinde etki sahibi olan kişi ya da kişiler tarafından uygulanır.

İhmal

İhmal, çocuğa bakmakla yükümlü kişinin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi, çocuğu fiziksel ya da duygusal olarak ihmal etmesidir. Beslenme,giyim, tıbbi gereksinimler, duygusal ihtiyaçlar veya optimal yaşam koşulları için gerekli ilgiyi göstermeme şeklinde tanımlanmaktadır.Büyüme geriliği olan, psikososyal uyum güçlüğü çeken, eğitim ihtiyaçları karşılanmayan, koruyucu sağlık hizmetlerinden yararlandırılmayan çocukta ihmal akla gelmelidir.

Çocuk bakımı veya çocuk istismarı ve ihmalinin uluslararası bir standart yoktur. Bu noktada o ülkenin, o ulusun inanç ve değerleri diğer tüm kriterlerin üzerinde yer almaktadır.

Çocuklara bakmanın kültürlerde farklı şekilleri ve farklı tanımları olduğundan, istismar ve ihmalin tanımına göre o kültürde nelerin kabul edilebilir, nelerin istismara yönelik olduğu tespit edilmelidir. Bütün kültürlerde çocuklara kötü muamelelerin bir yeri ve tanımı vardır. Bir kültürde kabul edilebilir ve edilemez çocuğa yönelik muameleleri birbirinden ayırmak için o kültürü iyi tanımak gerekir.

Çocuk Hakları Sözleşmesinden sonra burada yaş sınırlarının verilmesi önem kazanmıştır. Sözleşme 18 yaşına kadar herkesi çocuk olarak kabul etmektedir.

Çocuk istismarında temel faktör insan eyleminden kaynaklanan bir olaya bağlı meydana gelmesi gerektiğidir. Çocuğa zarar veren deprem, sel gibi afetler ya da hastalıklar o yüzden kapsam dışındadır. Eylemin zarar verici olmasından öte yasaklanmış olması önemlidir. Önlenebilirlikte çok önemli bir boyutunu oluşturmaktadır. Söz konusu zararı önleyebilecek alternatif bir insan eyleminin varlığını zorunlu olarak içerir.Örneğin gelişmekte olan bir ülkede çocuğunun imkansızlıklar içerisinde menenjitten ölümünü olanaksızlıklar nedeniyle sadece izlemek zorunda kalan bir anne-babanın bu durumu, çocuk istismarı olarak kategorize edilmemesi gereken bir durum iken gelişmiş bir ülkede ortaya çıktığında bu çocuk istismarıdır. Gerçekte bu durum ihmal kapsamında değerlendirilmesi gereken bir durumdur.

İstismar değişik disiplinler içerisinde değerlendirilen ve multidisipliner çalışılan bir konudur. İstismarın medikal, hukuksal, psikolojik ve sosyolojik boyutları konunun temel taşlarını oluşturan boyutlardır.

Çocuk istismarında doktorlar açısından temel yaklaşım; vücutta gözüken lezyonların tedavisi iken, psikologların yaklaşımında gözüken ilk hedef organik bulgular değil, davranışlara yansıyan problemlerin ortadan kaldırılması olmaktadır. Buna karşın hukukçular ise ancak kanunların belirlediği kalıpların içerisindeki istismar boyutuyla ilgilidir. Sonuçta fiziksel ve cinsel istismar tıp açısından daha somut olarak teşhis edilebilen bir istismar grubunu oluştururken, duygusal istismar psikolog ve pedagogların öncelikli çalışma konusu olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak duygusal istismarın da tüm istismar olgularında yani hem fiziksel hem de cinsel istismarda gözüken ve birlikte değerlendirilmesi gereken bir konu olduğu da gözden kaçmamalıdır. Çocuk istismarında, istismar olgusunun ortaya çıkışından başlayarak bir ekip çalışmasının yapılması yani tüm disiplinlerin birlikteliğinden oluşan bir takım çalışmasının yapılması, çocuk istismarı açısından çok önemlidir.