Nov 192012
 

Ceza davaları genelde ölümlü ya da yaralamayla sonuçlanan olgulardır. Olayda yer alan tarafların ne şekilde yer aldıkları ve sonuçlarının özellikle illiyet bağı ismi verilen nedensellik açısından irdelenmesi ve değerlendirilmesi önemlidir. Bunu da yapacak olan tüm dosyanın değerlendirmesini e onun sonuçlarını yapacak olan adli tıp uzmanıdır.

Adli Bilirkişilik mahkemelere yansıyan olgularda insanla ilgili bir konu olduğunda başvurulan yerdir. Adli bilirkişi raporu sayesinde mahkeme konu hakkında bilgi sahibi olarak kararını verecektir.

Yani adli bilirkişiden alınacak raporun mahkemenin sağlıklı çalışması ve doğru karar vermesi için büyük önemi bulunmaktadır. Bu yüzden de özellikle erken dönemde dava konusuyla ilgili uzmandan alınacak görüşün hem savunmayı çok güçlendireceğini hem de mahkeme aşamasında bazı delillerin çok daha doğru yorumlanmasına olanak vereceği görülmektedir.Bu durum savunma avukatları tarafından ancak son dönemde anlaşılmaya başlanmıştır.

Yargının tüm katmanlarında adli tıp bilirkişiliğinin çok önemi olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Özellikle bilimsel yaklaşımların adaletin terazisini her zaman doğru noktaya getirdiği tüm dünyadaki uygulamalarda görülmektedir.

Adli Bilirkişilik raporlarının iki bölümlü olarak hazırlanması avukatlara kılavuzluk edebilmesi için önemlidir. Bunlardan ilk bölümü tarafsız delil tespiti, ikinci bölümü de adli bilirkişilik raporu oluşturmalıdır

Tarafsız delil tespiti, savınızın ne kadar kuvvetli veya zayıf olduğunun gösterebilmek için önemlidir. Bazı durumlarda, özellikle kamu ile olan ihtilaflarda, devletin ilgili tüm kurum ve kuruluşları karşı tarafın haksızlığını ispat etmek üzere her türlü araştırma ve delil toplama kaynağına sahiptir.

Buna karşın delil tespitini taraf lehine yapacak ücretsiz bir makam bulunmamaktadır. Taraf kendi hukuksal delillerini bulup yargıya sunmak zorundadır. Olaylara bakıldığında İhtilafların büyük bir kısmının hukuk dışı uzmanlık gerektiren konulardadır. Bu açıdan davaya hizmet edecek düzeyde bir tarafsız delil tespiti adli bilimler kapsamında çalışan ve olaya böyle yaklaşan bilirkişiye bırakılmalı ve bunu yapabilen bilirkişi tercih edilmelidir. Dolayısıyla tarafsız delil tespiti işi uzmana bırakılmalıdır.

Özellikle teknolojinin yaşamın her katmanında ağırlığını hissettirmesi, gündeme gelen ve yargıya yansıyan uyuşmazlık konularının sayısı kadar niteliği, çeşitliliğini de çoğaltmaktadır. Mahkemelerin hukuk dışı konularda bilirkişiye başvurma sayısı ve olasılığı da buna bağlı olarak artmaktadır.

Avukatlar ve hakimler “uygulamacı” meslek elemanlarıdır. Resmi bilirkişiler, uygulamada hakimlerin yardımcısı uzmanlardır. Avukatların uzmanlık gerektiren ihtilaflarda uzmanlardan görüş alması meslek etiği gereğidir.

Tarafsız delil tespitinin ileri uzmanlığı bulunan taraf bilirkişisi tarafından değerlendirilerek raporlanması gerekir. Taraf bilirkişisi, dava dilekçelerini hazırlarken taraf vekilinin yardımcısıdır. Hukuk dışı konuda, yargılamanın her aşamasında, avukatın adli kılavuzluk ihtiyacı büyüktür.

Suç sayılan davranışlar ile bunların işlenmesi halinde verilecek ceza, cezayı azaltan ve ağırlaştıran unsurlar yasalarda belirtilmiştir. Hekimlerin düzenleyecekleri ayrıntılı ve doğru raporlar sanığın hangi kanun maddesinden ve hangi fıkrasından yargılanacağına da ışık tutmaktadır.