Nov 182012
 

Ateşli silahlar ve bunlarla meydana getirilen yaralar balistik ismi verilen ayrı bir bilim dalının çalışma konusunu oluşturmaktadır. Adli tıp açısından sadece vücut üzerinde ateşli silah ile meydana getirilmiş bir lezyon varsa, bunun özellikleri ve ölümle sonuçlanmış olgularda ölüm sebebinin araştırılması öncelikli çalışma konusudur.

Gelişen silah sanayine bağlı olarak silahlar çok büyük gelişme göstermiştir. Bu yüzden, ateşli silahlarla ilgili eskiden yapılan birçok sınıflamanın önemi kalmamıştır. O yüzden bugün en önemli araştırma konusu, ateşli silahtan çıkan mermiyi bulabilmek ve buradan yapılacak balistik muayene ile silahı tespit edebilmektir. Bunun dışında bitişik veya yakın-uzak olarak sınıflandırılan tahmini mesafe tespiti ile giriş ve çıkışın tespiti, adli tıbbın cevaplayabileceği soruları oluşturmaktadır. Bunlara ayrıca hangi yaranın öldürücü olduğu ve ölüm nedeni sorularının cevabını da eklemek gerekir.

Ateşli silah yaralanmalarında şu soruların cevabı aranır.

1. Mesafe tespiti,

2. Giriş-çıkış delikleri,

3. Traje,

4. Ölüm sebebi,

5. Öldürücü lezyonun tespiti,

6. Kurşunun araştırılması (Bu ancak vücutta kalmış kurşunlar için geçerlidir.)

Keşif çalışmalarında, ateşli silah yarasına bağlı ölmüş olguların Adli Tıp açısından araştırılmasında şunlara dikkat etmek gerekir.

a. Elbiselerin korunması: Elbiselerin dikkatle çıkarılması gerekir. Elbiseler kontrol edilmeli ve daha sonraki araştırmalar içinde saklanmalıdır. Islaksa kurutulmalıdır.

b. Vücudun korunması: Barut artığı için örnek alınmadan vücut ne yıkanmalı, ne de temizlenmelidir.

c. Ellerin korunması: Plastik torbalarla örtmeli ve istendiği gibi araştırma yapılması sağlanmalıdır.

d. Metal izlerinin aranması: Metal ve dirinin birbirine teması ultraviyole ile görünür hale gelen ve 8 hidroksiguinoline verildiğinde ortaya çıkan bir reaksiyon verirler.

e. Parafin eldiven yöntemi: Sıcak parafin deriye yapıştırılır ve eğer artık varsa difenilamin ile ortaya çıkması sağlanır. Mavi bir renk, nitrat parçalarında ortaya çıkar.

f. Nötron aktivasyon analizörü: %5 lik nitrik asit ile elde kalmış artıklar alınır ve bunlar radyasyonlu olduğundan radyoaktif sayma teknikleriyle bu saptanabilir.

Ölümcül mermi yaralanmaları harp tüfekleri, toplu tabancalar veya otomatik tabancalar tarafından oluşturulurlar. Tüm ateşli silah yaraları genellikle bir giriş yarası, bir traje (mermi çekirdeğinin dokular içinde izlediği yol) ve bir çıkış yarası içerirler. Çıkış yarası, penetrasyon sonrası mermi çekirdeğinin doku içinde kaldığı olgularda bulunmayacaktır.

Mesafelerine göre atışlar 3 grupta incelenmektedir.

1. Bitişik atış,

2. Yakın atış,

3. Uzak atış,

Bitişik atış: Silah namlusunun vücuda dayanmasıyla yapılan atışlardır. Bitişik atışta, atış sonrası oluşan karakteristik lezyon Hofmann maden çukuru ismi verilen, namlunun vücuda değdiği yerin altında deri altına gaz birikmesi sonucu oluşan bir lezyondur. Deri üstünde
namlunun izi, vurma halkası ve giriş deliği bulunur. İntihar orijinli olgular en sık rastlanan olaylardır. 0-2 santimetre arasında oluşan bitişiğe yakın atışlarda vurma halkası ve deri yüzeyinde barut artığı ve de yaranın içinde lezyonlar bulunur.

Yakın atış: 2 santimetreden yaklaşık 15 santimetreye kadar olan mesafelerdeki atışlardır. Bu atışların tespitinde deri üstündeki lezyonlar önem taşır. Giriş deliği, onun çevresinde vurma halkası bulunur. Bunun da etrafında atış yapılan namludan çıkan, patlamamış barut artığı ve islerden oluşan yanık alanı bulunur. Bunlara bakarak yaklaşık bir mesafe tespiti yapılır.

Uzak atış: Özellikle tüfek ve uzun namlulu silahlarla yapılan atışlarda görülür. bu atışlarda vücutta sadece giriş deliği, vurma halkası bulunur. deri üstünde başka bulguya rastlanmaz.

Tabanca yaraları (toplu tabancalar ve yarı otomotik tabancalar, mermi çekirdeği yaraları) Adli tıp açısından önemlidir. Toplu veya otomatik tabanca mermi çekirdeklerinin oluşturduğu yaralar, birbirlerine benzediğinden ve bu silahlarda kullanılan mermi kalibrelerinin yaklaşık olarak aynı olmasından dolayı, bu tip silahların oluşturduğu yaralar aynı başlık altında incelenir. Bununla beraber, magnum toplu tabancalarının namlu çıkış hızı, otomatik tabancalara göre çok daha hızlıdır.

Olguların çoğunda giriş deliği küçük ve düzgündür. Çok yüksek hızlı küçük mermilerde veya bomba parçalarında giriş deliği atipik (patlamış/yıldızvari) tiptedir.

Mermi çekirdeği deriye 90 derecelik açıyla çarparsa, yara tipik olarak daire şeklindedir. deri çok elastik bir ortamdır. Bu yüzden mermi çekirdeği deriyi delerken deri gerilir ve giriş deliği kenarının rengi değişir, halka şeklinde bir iz oluşur, buna vurma halkası denir. Mermi çekirdeği deriye dik olarak çarparsa giriş deliği etrafındaki vurma halkasının genişliği aynı büyüklüktedir. Mermi çekirdeği deriye oblik çarparsa, vurma halkasının silaha yakın olan kısmı daha geniş olacaktır. Bu bulgu ateş edilen yönün tespitinde ipucu vermektedir.

Vurma halkasının iç kenarında mermi çekirdeği üzerinde bulunan materyal (yağ, is, metal parçacıkları) deri çevresindeki veya elbise üzerindeki delik kenarlarında kalır. Buna silinti halkası ismi verilir. Bu iz ancak ilk birkaç atışta görülür.

Giriş deliğinin en büyük özelliği, çevresindeki vurma halkasıdır. kurşunun deforme olduğu veya sert dokuya çarptığı durumlarda kütlesi, büyüyen kurşuna bağlı olarak çıkış deliği girişten büyük olabilir.

Ölümün orijini, olay üzerine çalışan adli tıp uzmanı ile adli makamlar (hakim, savcı, polis) arasındaki işbirliği sonucunda tesbit edilebilir. bu yüzden gelem olarak yaralanma olgularında olduğu gibi, ateşli silah yaralarının orijinini, yaralanmanın, çevre koşullarını yara özelliği ile birleştirerek karar verilmelidir.

Ateşli silah yaralanmalarının bir çoğunda, yaralanmanın kaza, intihar ve cinayet orijinli olup olmadığına belirtmek genellikle mümkündür. Kaza sonucu kendi kendine bitişik veya bitişiğe yakın yapılan ateşli silah yaraları, sanıldığından daha seyrektir. Adli tıp uzmanı bitişik atış yarası bulunan olaylarda kaza olabileceğini gözönünde bulundurmalıdır. Özellikle yaranın klasik intihara uyan bölgelerinde ise sıklıkla iddia edilen neden, kurbanın silahı temizlerken ateş altığı şeklindedir. Bu yüzden temizleme aletlerinin ortamda bulunması bunun doğruluğunu ispat için şarttır. İhtihar sonucu olan ateşli silah yaralarının büyük çoğunluğu bitişik veya bitişiğe yakındır.

En yaygın görülen anatomik bölgeler

1- Temporal (şakak) bölge,

2- Ağız ve çene altı,

3- Alın bölgesi,

4- Göğüs veya batın bölgesidir.

İntihar yaraları anatomik olarak her bölgede bulunabilir. İntihara bağlı mermi çekirdeği yaraları, genellikle bitişik veya yakın atışta olur. Yapılan çalışmalar, kendilerini vuran kişilerin yarısından çoğunun ağız tavanı, şakak ve alın bölgesinde kendilerini vurduklarını,
geri kalanların hemen hepsinin ise kalbinden yaralandıklarını göstermektedirler. Toplu veya otomatik tabanca kurbanın elinde sıkılı durumda duruyor ise, bu intiharın gülü delilidir. ortamda silahın yokluğu ve birden fazla ateşli silah yarasının bulunması, intihar olmama ihtimalini ortadan kaldırmaz. Cesedin yanında silahın bulunması intiharın göstergesi için gerekli değildir. Çünkü cinayetlerde de intihar süsü verme amacı ile silah cesedin yanına bırakılmış olabilir. Karşıtı olarak intihar eden bir kişi, silahı saklamak için yeterli bir sürü hayatta kalabilir. Bu teorikte mümkün gözükmekle birlikte pratikte görülmeyen bir olgudur. Birden fazla ateşli silah yarası olgularında, dikkatli otopsi muayenesi gereklidir.

Cinayete bağlı ateşli silah yaraları herhangi bir atış mesafesinde olabilir. Vücudun herhangi bir bölgesini etkileyebilir. Ateşli silahla intihar yaralarının vücudun arka kısmında olması yaygın değildir.