Nov 212012
 

Aile içi şiddet son döneme damgasını vurmuş bir olaydır. Aslında eskiden beri var olmasına karşın son dönmelerde aile şiddetin çok yüksek oranlarda yaşandığı ortaya çıkmıştır. Aile içi şiddet fiziksel, cinsel ve duygusal istismar boyutlarında görülebilir.

Fiziksel veya duygusal istismar başlamadan önce, suçlu çok kibar görünebilir, sonradan ortaya çıkan duygu, sahip olma duygusu ve hoşlanmak yerine kıskançlıktır. Dostlarının veya kız arkadaşının yaşamlarını her yönü ile kontrol altına almayı dener, kıyafetlerini seçmek, kendisinden uzakta geçirdiği zamanı kısıtlamak gibi istismarcı koca ya da erkek arkadaş, kurbanını küçük düşürebilir, görünüşüne kusur bulur, becerisini annesi ya da başarılı bir profesyonel gibi eleştirir. Kadın ilişkilerinde içerde veya dışarıda hangi rolde olursa olsun, kadına güven duyduğu, değer verdiği hissini verir. Kadını dengeden uzak tutabilse, kendi de daha fazla güç bulacaktır.

Bazı zamanlarda sevecen ve hassas, bazen de kızgın ve şiddetlidir, değişken ruh hali en başarılı olduğu şeydir. Partneri hiçbir zaman hangisi ile birlikte olduğunu bilemez, onun davranışlarından bir kısmından korkar ve tiksinir, diğer yanına ilgi gösterir ve onun gösterdiği özenle iyileşir.

Kontrolünü arttırmak için, kurbanını ekonomik olarak ona bağımlı hale getirir. Eğer ortada birde çocuk varsa işi daha da kolaydır, çünkü kadın kendine ve çocuğa tek başına bakabilmeyi göze alamaz. Eğer terk ederse, açıkça veya gizlice çocuğunu kaçıracağını, onu/onları hiçbir zaman göremeyeceğini ve onu/onları adamdan koruyamayacağı korkusu vardır. Çok korkutulmuş annelerin, evden kaçarak sığınma evlerine kaçtığına dair, bir çok dava vardır. Ancak istismarcı hakları için dava açtığında, problem daha da büyümektedir. Düzenlerinin kaybolması yanı sıra ekonomik sıkıntılarda kadını çok zor durumda bırakmaktadır.

Böylece, aile içi istismara uğrayan kurbanlar, sığınma evinde bile eşlerinin baskısından kurtulamayabilirler. Burada bile istismarcıları/takipçileri tarafından aynı sistemle yine kontrol altına almaya ve onun yaşamında varlığını sürdürmeye kadının fiziksel olarak evden kaçmasına rağmen devam edecektir. Üzülerek, neden bazı kurbanların, sonsuz bir yasal savaş için parasal kaynaklarının olmaması nedeni ile ya boş verip daha fazla istismar ile karşı karşıya gelmek pahasına geri döndüklerini veya çaresizlikten gözden kaybolarak, işini, aile ve arkadaşlarını terk ettiklerini sormak kolaydır.Ama koşulların kadının lehine olmadığını da belirtmek gerekmektedir.

İstismarcı bir ilişki devam ettiğinde suçlu, kurbanın ailesi ve arkadaşları içinde gittikçe artan bir tehlike oluşturacaktır ve kendisinden ayrı geçirdiği zamanlar için kıskançlığı arttıkça artacaktır. Kadın arkadaşları ve akrabalarını görmekte, kavga etmemenin mümkün olacağı bir noktaya gelecek, eğer dövüldüyse ve izleri görünüyorsa, başkalarını görmekten utanacaktır.

Bazı durumlarda istismarcı kurbanından her anının bir kaydını tutmasını ister. Bazıları arabasının kilometresinin hesabını tutar, hatta kurbanının parasını sayar, kurbanın yaşamının en ince ayrıntısın kadar onu yönetir, onu tümüyle kontrol etmeye çalışır. İstismarcı bu ilişkide bağımlılıklarının gerçek nedenini kabul etmez, tam olarak bağımlı olduklarını bile kabul etmez, davranışlarındaki herhangi bir sorumluluğu kurbanına yansıtır.

Kontrole ihtiyaç duymalarını, ya iyi bir koca olmak ya da kendi doğruları olarak görürler. Onun kafasında, eğer kurbanın yaptığı yanlış bir davranış olmasa şiddet ortaya çıkmayacaktır, çünkü o davranışları ile başa çıkmada başarısız olacak ve kontrolünü kaybedecektir.

Böyle bir ilişkide kadın kaçarsa, bundan sonraki enerjisini ve gücünü onu geri döndürmek için harcayacaktır; öncelikle çekici olmaya çalışır, kadını kazanmak için çiçekler ve hediyeleri kullanır veya kadın onu kararlı bir şekilde terk ettiyse kızgınlık gösterecektir.

Tüm istismarcılarda, bir kadının kendilerini terk ettiğinde, oldukça tehlikeli durumlar yaratacak kadar kişilik bozukluğu vardır. Kendi yetersizlik ve empotansına yenik düşerek, kadının onu terk etmesi ve kontrolü ele almaya çalışmasına öfke duyar, terk edilmekten korkar ve öç alma yoluna gider.

Yaşamında kendini güçlü ve kontrolde hissettiği yegane yönünü kaybetme tehdidi altındaki istismarcı çaresizliğini büyütür. Ona ben sahip olmazsam, kimse sahip olamaz gibi şeyler söylerler. İstismarcı ihtiyacı olanı vermekteki kadının isteksizliğini algıladığında kendisini engellenmiş hisseder, daha fazla usandırıcı ve tehditkar olur ve alışılmış abartılı davranışlarını zorlamakta devam eder. Eğer kurban bu aşamada onu yaşamından çıkarmayı denerse, o ilişkide kontrolü sağlamak için öfkelenecek ve hakkını alabilmek için son çabayı gösterecektir.

Kadın istismarcıyı terk ettiğinde iki şey görülür, gözdağı ve daha fazla şiddet, rollerini sürdürürlerse de, bu zaten vardır. İstismarcının tehditkar olmasının nedeni, kurbanın gidişatı değiştirmesidir. O oyunda değişiklik yapılmasından hoşlanmaz ve kadının oyunu değiştirmesinden de hoşlanmaz.

İstismarcının kadına sahip olmak için öldürmekten başka çaresi kalmadığında bunu yapar, ancak başka gidebileceği yeri yoktur, bu nedenle sıklıkla kendini de öldürür.

Takip edilmek, kurban için uzun süreli uğraşması gereken ve önceden tahmin edilemeyen korkunç bir durumdur. Diğer aile içi suçlardan farklı olarak burada kurban ve suçlu dakikalar, saatler, günler yerine yıllarca iç içedirler. 20 yıl – veya belki yirmi gün – sabah kalktığında; “Bu gün mü beni dövecek ” veya “Bu gün mü çocuklarımı öldürecek” diye düşünmek, gittiği her yerde, etrafında onu görmeye alışmak korkunç yıpratıcı bir süreçtir.

O,pencerenin dışında durmuyorsa, çocuklara yemek yaparken sizi seyretmiyorsa bile, kadın onun oralarda bir yerde olduğuna ve izlediğine inanır.İlginç olanda gerçekten saldırgan bir şekilde onu izlemektedir. Her telefon çaldığında karşıda sessizlik de olsa o telefonun saldırgandan olduğu ve taciz telefonu olduğu bilinir. Kadınla ilgili derlenmiş bilgilerden ve poliçelerden oluşan bir posta gelebilir veya onun etrafta olmadığından emin olunan bir yerde kadının çekilmiş bir resmi gelebilir. Belki saldırganı, polise şikayet etmekle tehdit etmek mümkündür. Bu onu bir süre sakinleştirebilir, ancak bu onun hala beklemediğinin seyretmediğinin garantisi değildir. İstatistiksel olarak elinde olmadan o geri dönecektir.

Yaşananların bir sonucu olarak, kurbanların çeşitli sorunları olabilir; depresyon anksiyete atakları, fiziksel güçsüzlük, uzun süreli öfke, stres, korku, çaresizlik gibi duygular, gece kabuslarına hatta postravmatik stres bozukluklarına neden olabilir.

Tecavüze uğrayan kurbanların tecavüz travma sendromu gibi, gözetim altında kalanlar kendilerine karşı tekrarlayan ve tahmin edilemez kişisel terör ile bağlantılı olarak sürekli stres altında ve travmatize olmaktan etkileneceklerdir.

Gözetlenen kurban için yapacağı ilk iş bir yetkiliye ulaşmaktır. Kurbanın şikayet sonrası prosedürlerden haberi olması gerekir. Bir çok olguda erken müdahale çok önemlidir.Bir uzman “Gözetlemenin erken dönemlerinde alınan pozitif sonuç geç dönemlerine göre daha iyidir. Eğer biri sizi açıkça şiddetle tehdit ediyorsa, seçme şansınız oldukça dardır.” Demiş ve eklemiştir; “Belki de en doğrusu yargı gücü ile suçlunun alıkonmasıdır. Fakat geri döndüğünde içerde geçirdiği zaman için daha da öfkelenecek ve başka kızgınlıkları olacaktır.”

Herhangi bir aile içi şiddet olayında istismarcıyı kurbanından sürekli ve tamamen ayırmadan, şiddetin devam etmesi ve yenilenmesi potansiyeli vardır. O zaman bile, o başka kurbanlarla istismarcı davranışlarına devam edecektir.