Nov 302012
 

Bilirkişilik yargının karar vermesinde çok önemli rol oynayan bir mekanizmadır . Davanın aydınlatılabilmesi için o konuda eğitim almış, deneyim ve birikimi olan uzmanların görüş bildirmesi şeklinde gerçekleşir. Bilirkişilik, insanla ilgili konuları kapsıyorsa adli tıp uzmanları bilirkişilik için ilk adrestir.

Adli Tıp ,insan vücudunu ve insanla ilgili davranışların yarattığı sonuçları hukukun yargı aşamasında doğru ve bilgilenmiş olarak değerlendirebilmesine yönelik çalımalar yapan bir bilim dalıdır.

Adli Tıp çok geniş bir spektrumda çalışmalar yapar. İlk sırayı toplumda en çok karşılaştığımız şiddet olayları almasına karşın bir çok farklı konuda çalışmalar yapmaktadır.Boşanmada velayetin çocuğun yüksek yararına yönelik verilmesinden mobbing olgularına, tıbbi uygulama hatalarından adli belge incelemelerine kadar çok yönlü çalışmalar yapmaktadır.

Şunu da belirtmek gerekir ki adli tıp uzmanının bakış açısı hukuka yardımcı olabilmek için gerekli yaklaşımın sağlanması ve buna göre olayın analizinin yapılmasıdır. Bu da olgularda diğer uzmanlarla işbirliği yaparak görüş oluşturma prensibine dayanmaktadır.

Bunu örnekleyecek olursak cerrahide meydana gelmiş bir tıbbi uygulama hatasında olayın hatalı uygulama mı olduğu, başka yanlış uygulamaların olup olmadığını bir yetkin cerrahi uzmanına danışarak öğrendikten sonra olayın sonucunu adli tıp uzmanı hukuki aşamada işlevsel olabilecek şekilde oluşturacaktır.

Bir başka örnekte de adli tıp uzmanı çocuk hakları konusunda uzmanlaşmışsa bir psikologla birlikte boşanma aşamasında çocuğun velayetinin kimde kalması gerektiğine onunla birlikte çalışarak karar verecek, psikoloğun taraflarla görüşme raporunu bilirkişilik açısından analiz edecektir.

Tüm gelişmiş ülkelerde uygulanan çapraz sorgulama ve taraf bilirkişiliği uygulamalarının ülkemizde de uygulanmaya başlaması bilimsel görüşün ön plana çıkma şansını oluşturması açısından çok önemlidir.

Artık eski uygulamada olduğu gibi sadece Adalet bakanlığı Adli Tıp Kurumundan gelen görüşü değil artık uzmanın görüşü önem kazanmıştır. Başka deyişle artık bilirkişilik raporunun adresi değil içeriği ön plana çıkmıştır.

Bunun sağlanmasın da ülkemizdeki yargı sisteminde büyük önemi olan Yargıtay kararlarının büyük bir ağırlığı bulunmaktadır.

Sonuç olarak adli bilirkişilik uygulamalarında verilen raporların bilimsel görüşü içeren, referansa dayanan ,objektif kriterlere bağlı düzenlenmesi ve mutlaka yetkin, konusunda uzman ve akademik yaklaşıma sahip bilirkişilerden alınması önemlidir.