Nov 232012
 

Kadına karşı şiddet dünyada yaygın olarak görülen ve her ülkede karşılaşılan bir olgudur. Yapılan çalışmalar dünyada her üç kadından en az birinin dövülmüş, cinsel ilişkiye zorlanmış ya da başka şekilde istismar edildiğini göstermektedir.

Kadına yönelik şiddetin etkilerinin kadının fiziksel ve ruhsal sağlığını çok olumsuz etkilediği saptanmıştır. Şiddet yaralanmalara neden olmasının dışında , kadının uzun dönemde, kronik ağrı, fiziksel yetersizlik, narkotik ilaç ve alkol kötüye kullanımı ve depresyon gibi bir dizi başka problemi yaşama riskini de arttırır. Cinsel şiddete maruz kalan kadınlarda planlanmamış hamilelik, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar ve hamileliğin ters sonuçları sıklıkla rastlanan olgulardır.

Kadınlara karşı şiddet fiziksel cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddet ve istismarı içerir. Bu genelde “cinsiyete dayalı” şiddet olarak bilinir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde ekonomik bağımsızlığını kazanamayan kadınların toplumdaki edilgen statüsünden dolayı bu tip olguların sıklıkla yaşandığı görülmektedir. Pek çok kültürde, kadına karşı şiddeti haklı gösteren ve dolayısıyla da daimi hale getiren inançlar, normlar ve sosyal kurumlar vardır. Bir patrona, komşuya ya da tanıdığa yöneltildiğinde cezalandırılabilecek aynı davranışlar erkekler tarafından kadınlara, özellikle de aile içinde, kadına yönelik olarak uygulandığında çoğunlukla karşılıksız kalmaktadır.

Kadına karşı şiddetin en yaygın görülen şeklinden ikisi-çocuklukta, ilk gençlikte ya da yetişkinlikte olsun- erkek partnerler tarafından istismar ve cinsel ilişkiye zorlamadır. Partnerin istismarını-aile içi şiddet, eşin dövülmesi ve hırpalanması olarak da bilinir-neredeyse her zaman psikolojik istismar ve olguların dörtte biri ile yarısı arasında da cinsel ilişkiye zorlama izler. Partnerleri tarafından istismar edilen kadınların büyük çoğunluğu bu duruma pek çok kez maruz kalmıştır. Gerçekten de, istismarın yaşandığı ilişkiye çoğunlukla bir terör atmosferi hakimdir. Bunlar bütün dünyadaki kadınların ve kızların hayatlarındaki en yaygın istismar tiplerini yansıtmaktadır. Diğer istismar şekilleri- kadın satışı ve savaş sırasındaki tecavüzler, kız çocuklarını öldürme de ayrıca önemlidir.

Kadına karşı şiddet, dünyada çok yaygın olan, fakat en az tanınmış bir insan hakları istismarıdır. Bu aynı zamanda, kadının enerjisini tüketen, fiziksel sağlığını tehlikeye atan ve öz-saygısını kemiren bir sağlık problemidir.

Bütün dünyada, kadına karşı şiddetin en yaygın görülen şekillerinden biri eşleri ya da diğer erkek partnerlerin uyguladığı istismardır. Partnerin istismarı bütün ülkelerde ve tüm sosyal, ekonomik, dini ve kültür gruplarında karşılaşılan bir olgudur. Aslında kadınlar da şiddet uygulayabilir ve istismar bazı aynı-cins ilişkilerinde de geçerlidir; fakat, partner istismarının büyük bir çoğunluğu erkekler tarafından kadın partnerlerine karşı uygulanmaktadır.

Genellikle “eşin dövülmesi”, “hırpalanması” ya da “aile içi şiddet” adları ile anılan partnerlerin uyguladığı istismar tek başına bir fiziksel agresyon hareketi değil, genellikle bir istismar ve kontrol örüntüsünün bir parçasıdır. Partner istismarı şunları içine alan pek çok şekil alabilir: vurma, tokatlama, tekme atma gibi fiziksel saldırı; devamlı küçümseme, gözünü korkutma ve hakaret etme gibi psikolojik istismar; ve zorla cinsel ilişki. İstismarın bu şekli çoğunlukla kadını arkadaşlarından ve ailesinden ayırma, hareketlerini takip etme ve kaynaklara erişimini kısıtlama gibi kontrol etmeye yönelik davranışları da içine alır.

Partner istismarı, “Yetişkin bir kişinin, yakın ilişkide olduğu diğer bir yetişkin tarafından, fiziksel ya da duygusal sorunlara yol açacak şekilde saldırıya uğraması ya da baskı altında tutulması” olarak tanımlanabilir. Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre, acil servise başvuran kadınların %17’si birlikte oldukları erkek tarafından dayak yedikleri ve yaralandıkları için buraya gelmek zorunda kalmışlardır.

Sonuç olarak kadına yönelik şiddet toplumsal bir problemdir. Konunun en ilgili ve kilit noktasında olan uzmanı olarak Adli Tıp uzmanlarının bu konuda lider ve en çok etkinliği gösteren kişiler olması gerekmektedir. Bu durum çocuklara yönelik konularda da geçerlidir.

Sorry, the comment form is closed at this time.