Savaşta Kullanılan Çocuklar
Savaşta kullanılan çocuklar herhalde savaşın en kötü ve iğrenç tarafını oluşturmaktadır. Özellikle son 15 yılda güneydoğuda düşük yoğunluklu savaş olarak isimlendirilen çatışmalarda farklı boyutlarda zarar gören çocuklar içimizi acıtıyor. İçimizin acımasından farklı olarakta en kötü boyuttaki ihlallerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Savaşta kullanılan çocuklar başlığı son yıllarda karşımıza sıklıkla çıkmaya başlayan bir kavram. Bu durum Diyarbakır’da olduğu gibi çocuklara yönelik bir eylem şeklinde olabileceği gibi karşımıza çocukların askere alınarak ya da ellerine silah verilerek çatışmalara sokulması şeklinde de karşımıza çıkabilmektedir. 1990`dan beri silahlı çatışmalarda gerçekleşen ölümlerin %90`ının asker ölümü değil sivillerden oluşmaktadır. Bunun da da %80`inin kadın ve çocuklardan oluşmaktadır.
Dünya Sağlık Organizasyonu (WHO) ve Çocuk Askerlerin Kullanılmasını Durdurma Kualisyonu`na (CSUC) göre dünyada hala aktif 300 000 çocuk asker bulunmakta ve 36 ayrı ülkede çatışma içinde bulunmaktadır .
Bu çocukların büyük çoğunluğu yasal olmayan yollarda alıkonularak, tehdit edilerek , fiziksel ve duygusal şiddet uygulanılarak savaş alanına çekilmektedir. Asya ve Afrika durumun en kritik olduğu yerlerdir. Güney Amerika , Orta Doğu ve Avrupa`da da bu suçun işlendiği unutulmamalı ve önem açısından arka plana atılmamalıdır.Geçtiğimiz on yıllık dönemde açıklanan rakamlara göre çatışma sırasında ya da çatışmanın etkileri yüzünden ;
* 2 milyon çocuk hayatını kaybetti
* 4 - 5 milyon çocuk sakat kaldı
* 12 milyon çocuk evsiz kaldı
* 1 milyondan fazlası yetim kaldı ya da evinde uzaklaştırıldı
* 10 milyonda fazlası duygusal travmaya maruz kaldı.
Çocuklar bakıldığında bugün silahlı çatışmalardan çok fazla etkilenmektedirler. Meydana gelen silahlı çatışmalarda hem hedef hem de alet konumundadırlar. Savaşa sokulmak için evlerinden kaçırılmakta ,gönülsüzse zorlanılmakta , gönüllü olarak başvurmakta , çatışma sırasında öldürülmekte , öldürmekte, sakat bırakılmakta , sakat bırakmakta , öksüz bırakılmakta , zorla alıkonulmakta , eğitim ve sağlık haklarından mahrum bırakılmakta , tecavüze uğramakta , hastalanmakta , aç ve susuz bırakılmakta , işkence görmekte bunların sonucunda da yaşam boyu sürebilecek psikolojik rahatsızlıklar çekmektedir.
Çocukların çatışma sırasında asker olarak kullanılmalarını kolaylaştıran bir çok sebep vardır; modern silah teknolojisinin ilerlemesi yüzünden Sovyet yapımı AK-47 ve Amerikan M-16 gibi silahların kolay taşınabilir ve 10 yaşında bir çocuk tarafından bile kullanılabilir olması , bu tip silahların kolay ulaşılabilir olması ve silah edinilmesine karşı herhangi bir kontrol mekanizmasının bulunmaması¹¹, silahların çok ucuz fiyatlara satılması ¹, çocukları kullanan silahlı grupların uluslararası savaş antlaşmalarını rahatça çiğnemeleri gibi sebepler çocuk askerlerin meydana getirilmelerini katkıda bulunmaktadır.
Bir başka boyutta kız çocukların savaşta kullanılmasıdır. Kız çocuk askerler kendi başına ele alınmasını gerektirebilecek derecede önemli bir konudur. Silahlı kuvvet olarak erkek çocuklar gibi kullanılmalarının yanına , cinsel şiddete maruz kalmakta ve tecavüze uğramaktadırlar.. Seks kölesi olarak satılmakta , yetişkin askerlere ailelerinin rızası ile eş olarak verilmektedir. Evlendirilme yaşı 12`yi bulmaktadır. Tüm bu cinsel istismar kız çocuklarını cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından çok büyük risk altındadırlar. Bunun yanında istenmedikleri halde hamile kalmakta, düşük yapmakta , tecavüz sonucu oluşan gebeliğin sonunda doğum yapmakta , hastalıklarını çocuklarına geçirmektedirler. Ayrıca maruz kaldığı şiddet ve kötü muamele hayat boyu sürecek hasarlar yaratmaktadır.
Çocuklar yapılan çatışmalar sırasında onları bekleyen ölüm riskinin yanında birçok başka faktör yüzünden zarar görmektedirler:
Çatışmalara aktif olarak katılmaları sonucunda ölüm ya da kalıcı sakatlık .
Çatışma dışı ölümler
Hastalıklar , Değişken Sağlık Koşulları
Çatışma dışı sakatlıklar
Uyuşturucu , Alkol
Aileden Ayrı Kalma
Ruhsal/duygusal/psikolojik etkilenim
Şiddet , işkence ve infaza maruz kalmalar
Eğitim alamama
Günümüzde Çocuk askerlerin kullanımı yaygındır ve yaygınlaşmaktadır. Çocuk Askerlerin Kullanımını Durdurma Kualisyonu`nun 2004 yıllı Çocuk Askerler Küresel Raporuna göre halen çocuk askerleri kullanıldığı ülkeler açıklanmıştır :
Hükümetler: Burundi , Gine , Demokratik Kongo Cumhuriyeti , Liberya , Myanmar , Sudan , Uganda
Hükümetli destekli Askeri Nitelikli Grup ve Milisler : Kolombiya, Somali , Guatemala, Sudan , Zimbabve ve Uganda
Resmi Olmayan Silahlı Gruplar : Afganistan , Kenya ; Kolombiya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti , Hindistan , Laon , Nepal , Nijerya , Siri Lanka , Sudan , Yemen ve Uganda
Günümüzde artan ve bilinen çatışmalar yüzünden 2004`te yayınlanan raporda açıklanmamış daha bir çok ülkede Çocuk Askerler kullanılmaktadır.
Türkiye’de çocuk askerlik açısından durum nedir sorusuna cevap olarak şunlar söylenebilir ; Ülkemizde askerlik yaşı 19 olarak belirtilmiştir. Olağanüstü haller durumunda “gönüllü” olarak askere başvurma yaşı 18`den başlamaktadır. 2004 yılında yayınlanan Çocuk Hakları Küresel Raporuna göre ülkemizde “Çocuk Asker” bulunmamaktadır.
Fakat başta Çocuk Askerlerin Kullanılmasını Durdurma Kualisyonu olmak üzere bir çok kuruluş PKK`nın 1994`ten beri sistematik olarak çocukları silahlı kuvvetlerine aldığını hatta yaşları 8 ile 12 arasında değişen çocuklardan bölükler kurduklarını belirmiştir . 1998`de PKK`nın 7-18 yaş arasında 3000 çocuk bulundurduğu ve bunların %10`unun kız olduğu belirtilmiştir .
Çocuk askerlerin silahlı çatışmalarda kullanılması , başta aşağıdakiler olmak üzere Çocuk Hakları Antlaşmasında belirtilen birçok maddeyi ihlal etmektedir:
o Yaşama, hayatta kalma ve gelişme hakkı (Madde 6)
o Yaşamak için gerekli temek gereksinimler, yiyecek ve sağlık hakkı (Madde 24 ve 27)
o Sürekli Aile Ortamı Hakkı (Madde 20 ve 22)
o Şiddetten korunma hakkı (Madde 36 ve 37)
o Eğitim Hakkı (Madde 28 ve 29)
o Kendini ifade , ayrımcılığa uğramama , kimlik Hakkı (Madde 2 , 8 ve 12)
o Şiddetten , suistimalden , kötü muameleden, kişiye zarar verebilecek eylemlerden korunma hakkı (Madde 19 ve 32)
o Cinsel sömürüye karşı korunma hakkı (Madde 34)
o Uyuşturucu maddelere karşı korunma Hakkı (Madde 33)

