Adli Sanat ve İllüstrasyon
Forensic Art (adli sanat), salt estetik kaygılarla yola çıkılmayan, tıp, hukuk ve bilimsel veriler ışığında yürüyen; kökeni oldukça eski bir sanat dalıdır.
Sanatın herhangi bir kolu olmakla birlikte, işleyişinde bir takım yasal prosedürler ve bilimsel yönlendirmelerin yer almasıyla diğerlerinden ayrılır. Adli sanatçı için, yargı sürecinde sanatsal bilgileri uygulayan özel eğitimli birey demek doğru bir tanımlama olacaktır. Burada yeteneğin yanı sıra öncesinde yapılan araştırma ve edinilen birikimin de etkinliği söz konusudur. Akademik bir sanat eğitimden geçmiş bireyin çalışmalarını bilimle buluşturduğu noktada yer alır. Öğrenmenin sonlanmadığı, çalışma süreçlerinin sonuç kadar önemli olduğu özel bir uygulamadır.
Öncelikli amacı görsel bilgiyi sunmak olan adli sanat, kayıp şahısların bulunmasından, bir failin ele geçirilmesine; şüpheli ölüm olaylarında kurbanın kimliğinin tespit edilmesinden, mahkemede kanıtlayıcı delil olarak kullanılmaya ve kriminal kişilerin yakalanmasına kadar uzanan geniş bir alanda varlık gösterir. Bütün bu çalışmaların her biri kendi içinde pek çok alt kategoriye ayrılır ve detaylı bir çalışmanın sonucudur.
Başka hiçbir sanat dalı adli sanat gibi kriminal soruşturmalarda ve mahkeme sunumlarında kullanılamaz.
Yaş ilerletme teknikleri(age-progression), composite çizim(robot resim), computer-generated(bilgisayara kişiye ait bilgilerin yüklenmesiyle ve rutin güncellemelerle yapılan yeniden yüzlendirme) yöntemi, kafatasından 2 ve 3 boyutlu yeniden yapılandırma gibi teknikler adli sanatın konusudur ve bu yöntemler, hem görgü tanıklarının hem de mahkemenin bir takım verilere ulaşmasında çok önemlidir. Görgü tanıklarının ifadesi doğrultusunda yapılan bir composite-robot çizim, polis memurları ve halkın, şüphelinin görünümü üzerinde odaklanmasına, salt sözlü ya da yazılı ifadeye dayanan zihindeki hatalı görünümden çok daha fazla yardım eder.
Yaş ilerletme (age progression) tekniği, kayıp çocukların ya da kaçak şahısların eski fotoğraflarının güncellenmesi yoluyla bugünkü görünümlerini tespit etmektir. Bu durum, güncellenmiş resim aracılığıyla arama çalışmalarına hız kazandırır. Yeniden yüzlendirme ise, postmortem(ölüm sonrası) çizim, kafatasından iki ve üç boyutlu yeniden oluşturma ve computer-generated(bilgisayara kişiye ait bilgilerin yüklenmesiyle ve rutin güncellemelerle yapılan yeniden yüzlendirme) yöntemlerini içeren bir başka adli sanat çalışmasıdır. Bütün bu örneklerin hepsi, görsel bilginin sunumu özelliğini paylaşırlar:
Adli sanat, her biri kendi içinde açımlanan 4 ana kategoriden oluşur:
1- COMPOSITE İMAJ: Grafik imajlar, tek tek tanımlanmış parçaların kombinasyonundan oluşur. Bu, bütün bir bedenin çizimi olabileceği gibi; belirtilmek-kanıt olarak gösterilmek istenen parça da olabilir. (bir tür robot çizim)
2- İMAJ MODİFİKASYONU VE İMAJ KİMLİKLENDİRME: İmajın değiştirilmesi ve kimliklendirilmesi.
Fotoğrafların geliştirilmesi, karşılaştırılması ve kategorize edilmesi.
3- İSPATLAYICI DELİL: Görsel bilginin duruşma zamanı, olayın sunumu için kullanılması.
4- YENİDEN YAPILANDIRMA VE ÖLÜM SONRASI KİMLİKLENDİRME YARDIMI: Muhtelif koşullardaki insan kalıntılarını kimliklendirme metodu. Çizim kullanılabileceği gibi 3 boyutlu çalışmalarda kil ve plastrinle kafatası üzerinde, eldeki veriler ışığında bir heykel çalışması yapılır. Bu çalışmada esas, şahsa ait fiziksel ipuçlarını, konuya dair bilgilerle bütünleştirmektir.
Adli sanatta bilim sanat ilişkisi daima iç içedir. Görsel sunum için gerekli olan sanatsal birikim ve yeteneğe, bilimsel bilgi ve prensipler eklemlenmiştir. Birlikte kullanıldıkları bazı alanlar şunlardır:
1. Bilişsel psikoloji, davranış bilimi, görüşme teknikleri ve yüz anatomisinden, composite imajın oluşturulma safhalarında yararlanılır.
2. Kronofasiyal(kafa-yüz bölgesi) gelişimi bilgilerinin uygulaması, çocuk yaş ilerletme teknikleri hazırlığında gereklidir.
3. Patoloji ve kanıtların izinin sürülmesi aşamalarına illüstrasyonlarda yer verilerek mahkeme sunumlarında delil olarak kullanılır
4. Tafonomi (gömülme şekline bağlı taşlaşma durumu, fosilleşmenin incelenmesi), antropolojik ve odontolojik (diş yapısı ) bilgiler, sanatçıların postmortem çizimlerinde veya 2 ve 3 boyutlu yeniden yüzlendirme çalışmalarında esastır.
Dolayısıyla her bilim dalının kendi uzmanı, adli sanatçıya rehberlik ederek çalışmalara yön verirler. Patolojistler, antropologlar, odontologlar, radyologlar, kronofasiyal ve maksillafasiyal(üst çene yanak bölgesi) cerrahlar, kozmotologlar, oflomoglar( göz bilimciler) adli sanatçının çalışmaları sırasında ilişki içinde bulunduğu uzmanlardır, buna karşın adli sanatçı kendi alanının uzmanıdır. Adli sanat uzmanı, “her şeyden anlayan” biri olabilmek için pek çok konuya hakim olmak durumundadır.
Söz gelimi; görüşme teknikleri, bir robot resmin hazırlanma sürecinde çok büyük önem taşır.
Görgü tanığı tarifleri, kurbanın ifadesi çizimlerin temelini oluşturur; dolayısıyla adli sanatçı bu ifadeleri titizlikle inceleyip çalışmasını yönlendirmekle yükümlüdür. Psikolojinin adli sanata dahil olduğu bu süreçte adli sanatçı, bir görüşmenin nasıl yürütüleceğini bilmemesi bütün çalışmanın aksamasına yol açar.
Image modification tekniği kullanılarak gerçekleştirilecek bir “yaş ilerletme” çalışmasında, konun gerektirdiği bilgisayar programlarının bilinmesi ön koşuldur. Kronofasiyal bölgeyi esas alan bu çalışma, konunun uzmanlarıyla birlikte yürütülmelidir. Çocuk ve yetişkin bireylerin anatomik farkları, yaş ilerletmenin anahtarıdır.
Postmortem çizimler ise ölüm ve ölümün yüz üzerindeki etkileriyle meydana gelen tafonomik(yavaş yavaş gömülmeyi ve sonuçta taşlaşmayı içeren ölümlerde ceset üzerinde işleyen süreçlerin incelenmesi) değişiklikleri bilmeyi gerektirir. Yeniden yüzlendirme yapanlar, fizik ve adli antropologlarla çok yakından çalışırlar. Bu alandaki temel bilgiler, çalışmalarına doğrudan yarar sağlar. Eğitimli medikal illüstratörlerin/adli sanatçıların, yüz anatomisi konusunda sağlam bir temele sahip olmaları gereği burada esastır.
Kayıp şahısların fotoğraflarından yola çıkılarak kafataslarının giydirilmesi metodunda en iyi yaklaşım takım çalışmasıdır. Takımın bir parçası olan adli sanatçı, yüzün morfolojik yapısıyla ilgili bilgiyi kullanır. Bu bilgi, dokuların karşılaştırılması amacıyla kafatasını doğru pozisyona sokabilmek için gereklidir. Daha sonra bilimsel olarak eğitilmiş uzmanlar, kimliklendirmeyi yönlendirecek değerlendirmeyi yapar. Burada iyi bir modlaj (kil/plastrin gibi malzemeleri biçimlendirme) bilgisinin yanı sıra kafatasının morfolojik yapısının çok iyi tanınıyor olması önem taşır. Çünkü bazen anatomik olası veriler dışında hiçbir yönlendirici materyal olmayabilir.
Bilim ve sanat işbirliğinden doğan adli sanat, tarih boyunca kriminal olayların çözülmesine, kayıp çocukların ve kaçakların bulunmasına aracılık etmiştir. Özetle karanlıkta kalan pek çok konu adli sanat ışığında çözümlenmiştir. Bir adli sanatçı, yaptığı işin bazı insanların hayatlarını değiştirdiğini unutmadan, sürekli kendini geliştirmekle yükümlüdür.

